potantek
TEK BİR MEVSİM A SINGLE SEASON
Tuğrul Tanyol tr. Ruth Christie from Turkish

her şey bir mevsim
bir kez kokar gül
yaşar sonsuzca düşlerde,
annem elimden tutar yine
yürürüz malta taşlarının üzerinde.
gözleri göğe dikili bir çocuk
ne görür
artık bizim göremediğimiz?

her şey bir mevsim
ağaçlar usulca büyür orada
ırmak geçen günleri sular
tek bir mevsime sığar onca şey,
yılan uykusundan uyanır
yağmur tepeleri döver
ve ılık çukurlarında toprağın
aşk yeniden filizlenir,
sevgilim bana döner
sevgimiz bir çocuğa
yalnızca tek bir mevsim yeter mi buna?

alnımı kırıştırıp bakıyorum
anlayamadığım onca şey var
dergiler, kitaplar, günlükler arasında
ve bir ruh gibi bizi birleştiren bu ağda
her şey bir mevsim.

her şey bir mevsim.
Como, sıcak yaz, dağınık masa
oğlum koca adam olmuş
oturuyor karşımda
şarabın tadına varıyoruz,
güzel bir mevsim bu, diyorum
güzel bir yaşam, içinde ne varsa.

günlerim bana dönüyor
mevsim derlenip toplanıyor
ağlarda çekilen balığın kokusunu
duyuyorum yine
ya da Malta Çarşısı’ndan geçişimiz annemle
bir ayin gibi, her sabah.

her şey bir mevsim.
kırık ışığında güneşin
damlasında yağmurun
filizinde toprağın
görmek mümkün
dikkatle bakarsak
o küçücük yaşamlar
nasıl da büyütüyor anlamı,
bir aşk gibi vurup geçiyor insanı
ve yaşarken duyulan acı
mutluluk bırakıyor ardında.

her şey bir mevsim.
her şey öylesine uzak
suyun ortasında kalmış gibi
çırılçıplak.

everything one season
the rose smells once
lives endlessly in dreams,
my mother takes my hand again
we walk on the cobblestones.
a child’s eyes fixed on the sky
what does he see
that we can’t see any more?

everything one season
there trees slowly grow tall
river waters passing days
so many things fit into a single season,
the snake awakes from its sleep
rain beats down on the hills
and love puts out fresh shoots
in the damp warm hollows of earth
my dear one turns to me
our love for a child
is a single season alone enough for that?

I look at my wrinkled forehead
there are hundreds of things I can’t understand
among them magazines, books, diaries
everything one season
in the net that brings us together as one soul.

everything one season.
Como, a hot summer, a messy table
my son has become a man
he sits before me
we enjoy the wine,
this is a good time, I say
a good life, whatever happens.

my days return to me
the season gathers itself
I smell again
fish caught in the nets
as my mother and I pass Fatih Market
every morning like a rite.

everything one season.
in the sun’s fractured light
in a drop of rain
in the earth’s young shoot
if we look carefully
we can see
how those little lives
increase understanding,
it pierces a human being like love
and the pain felt in living
leaves happiness behind.

everything one season.
everything so distant
like being abandoned stark naked
in the midst of water.

Copyright © Tuğrul Tanyol; tr. copyright © Ruth Christie 2007


next
index
translator's next